Bilim Ofisi | NASA Güneş Sistemimizin Kenarında Geniş, Parlayan ‘Hidrojen Duvarı’ Gördü
241
post-template-default,single,single-post,postid-241,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,qode-theme-ver-16.6,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.1,vc_responsive

NASA Güneş Sistemimizin Kenarında Geniş, Parlayan ‘Hidrojen Duvarı’ Gördü

Güneş, kendi ’’güneş rüzgârı’’nın oluşturduğu bir balonun içinde yer alan galaksiden geçiyor. Güneşin önünde, hidrojen de dahil olmak üzere galaktik enkaz birikmektedir. Alder Planetarium / NASA

Güneş sistemimizin kenarında bir “hidrojen duvarı” var ve NASA bilim adamları Yeni Ufuklar (New Horizons) uzay aracının onu görebileceğini düşünüyorlar. Bu hidrojen duvarı, ev sistemimizin dış sınırıdır. Güneşimiz, ’’güneş rüzgar balonu’’nun bittiği ve bu rüzgâr balonunun içinden delip geçmeyecek kadar küçük yıldızlararası bir madde kütlesinin biriktirdiği ve içeriye doğru hızlanan bir yerdir. Ana yıldızımızın güçlü jetleri ve enerji akışı, Plüton’un yörüngesinin çok ötesinde, güneşi terk ettikten sonra uzun bir süre dışa doğru akar. Ama belli bir noktada, yavaşça yok olurlar ve toz parçaları ve diğer maddeleri (galaksimizin duvarları içinde yüzen ince, gizemli şeyler) geri püskürtme yetenekleri azalır. Görünür bir sınır oluşur. Bir tarafında güneş rüzgarının son kalıntıları diğer tarafında, Güneş’in galaksi boyunca hareketi yönünde, hidrojen de dahil olmak üzere yıldızlararası bir madde birikimi vardır.

NASA araştırmacıları, Yeni Ufuklar’ın (New Horizons) (2015 yılında Plüton’un mükemmel bir şekilde üstünden geçip hızla göz atan meşhur insansız uzay aracı) bu sınırı görebileceğinden oldukça eminler.

Araştırmacıların galaktik bir hidrojen duvarının üretmesini bekledikleri   ultraviyole ışığını Yeni Ufuklar (New Horizons) kesinlikle görmüştür. Bunu da araştırmacılar 7 Ağustos tarihinde Jeofizik Araştırma Belgeleri (Geophysical Research Letters) dergisinde yayınlanan bir makalesinde bildirdiler. Bu, iki Voyager uzay aracının (NASA’nın 1970’lerin sonlarında fırlatılan ve 1992’de tam olarak yeri tekrar belirlenen en uzak mesafelere en uzun yolculuk yapabilen insansız uzay araçları) ultraviyole sinyalini kopyalar. [Görüntüler: Yıldızlararası Uzaydan Toz Taneleri]

Ancak, araştırmacılar bu sinyalin Yeni Ufuklar’ın hidrojen duvarında gördüğü bir sinyal mi yoksa Voyager’ın yaptığı bir sinyal mi olduğu konusunda  kesin bir işaret olmadığını vurguladılar. Araştırmacılar, aslında bu üç insansız uzay aracının da, galaksinin çok daha derinlerinden yayılan diğer bir kaynaktan gelen ultraviyole ışığı tespit etmiş olabileceğini belirttiler.

Araştırmacılar, Alice’in (bu bulgudan sorumlu Yeni Ufuklar’ın güvertesinde bir aygıt/gereç) Voyager’ların güneş sistemi dışındaki kendi yolculuklarına başlamadan önce güvertelerinde olan her şeyden çok daha hassas olduğunu yazdı. Aynı zamanda Alice’in 15 ila 20 yıl daha çalışmasını beklediklerini söylediler.

Yeni Ufuklar, gökyüzünü her yıl iki kez ultraviyole ışığı için taramaya devam edecek ve araştırmacılar da onun gördüklerini Dünya’ya geri bildirecekler.

Editörün notu: Bu hikaye başlangıçta araştırmacıların bir basın bülteni ile yanlışlıkla ilişiği olan bir alıntısını içeriyordu. Bu alıntı, aslında Science News muhabiri Lisa Grossman tarafından dergideki kendine ait alanında yazılmıştır ve kaldırılmıştır.

Aslen Live Science ’da yayınlandı.

 

Türkçe Çeviri: Zeynep EŞ

REFERANSLAR

Letzter, B. R. (2018, August 9). Space. Live Science: https://www.livescience.com/63297-hydrogen-wall-glowing-interstellar-space.html adresinden alındı