Bilim Ofisi | Bilim İnsanları, İlk kez Güneydoğu Asya’da Eski İnsan DNA’sının Analizini Yaptı
296
post-template-default,single,single-post,postid-296,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,qode-theme-ver-16.6,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.1,vc_responsive

Bilim İnsanları, İlk kez Güneydoğu Asya’da Eski İnsan DNA’sının Analizini Yaptı

 

2007 yılında Man Bac, Vietnam bölgesinde çalışanlar antik insan kalıntıları için kazı yapıyordu. Bu kazı alanındaki kemiklerden alınan DNA da çalışmaya dâhil edildi.

İsnat edilen: LornaTille/Avustralya Ulusal Üniversitesi

Güneydoğu Asya’da bulunan eski insan DNA’sının ilk genom analizleri, insanların bu bölgeye son 50.000 yıl boyunca göç ederek en az 3 büyük göç dalgasına sebep olduklarını ortaya koymaktadır.

“Science” internet sitesinde online olarak 17 Mayıs’ta yayınlanan araştırma, Hindistan’ın doğusunda ve Çin’in güneyinde tanımlanan Güney Asya’nın arkeolojik, tarihsel ve dilbilimsel çalışmalardan bilinenleri tamamlıyor. Bu çalışma, Avrupa’daki antik DNA çalışmalarının yanı sıra Yakın Doğu, Orta Asya, Pasifik Adaları ve Afrika’da hâlen devam eden araştırmaların da katılmasıyla dünyanın dört bir yanındaki antik nüfus dinamikleri hikâyesiyle ilgili başka bir kritik noktayı da aydınlatıyor. Harvard Tıp Okulu’nda antik DNA uzmanı olan David Reich’in laboratuvarında doktora sonrası araştırmacısı ve çalışmanın başyazarı olan MarkLipson, “Günümüzde dünya nüfusunun oldukça önemli bir kısmı, antik DNA analizine erişebilmektedir” dedi. “Antik DNA analizi, geçmişte orada yaşamış ve günümüzde orada yaşamakta olanların genetik kökenlerine bir pencere açar.” diye de ekledi.

HMS (Harvard Tıp Okulu) ve Viyana Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir araştırma grubu 4100 ila 1700 yıl önce bugün Vietnam, Tayland, Myanmar ve Kamboçya olarak bilinen bu bölgelerde yaşamış olan 18 kişinin kalıntılarından DNA’yı elde edip daha sonra analiz ettiler. Ekip, ilk göçün yaklaşık 45.000 yıl önce avcı-toplayıcı haline gelen insanlar tarafından gerçekleştirildiğini tespit etti. Daha sonra, Neolitik Dönemde (yaklaşık 4,500 yıl önce), Çin’den Güneydoğu Asya’ya doğru büyük ölçekli bir insan akışı vardı. Bu insanlar, gittikleri yerlerde tarım uygulamalarını tanıttılar ve avcı-toplayıcı olan yerel halk ile karıştılar. Günümüzde bu melez soya sahip olan insanlar, Avustroasya dillerini konuşma eğilimindedirler ve araştırmacıları, kuzeyden gelen çiftçilerin ilk Avustroasya konuşucuları olduğu fikrine yönlendirir.

Viyana Üniversitesi’nden kıdemli yazar Ron Pinhasi “Bu çalışma, Güneydoğu Asya nüfusunun tarihini anlayabilmek için kritik önem taşıyan arkeoloji, genetik ve dil arasındaki karmaşık etkileşimi ortaya koymaktadır.” diyor. Bu araştırma, daha sonraki göç dalgalarının Tunç Çağı boyunca yine Çin’den, yaklaşık 3000 yıl önce Myanmar’a, 2000 yıl önce Vietnam’a ve son 1000 yılda Tayland’a kadar geldiğini ortaya koydu. Popülasyonun, üç atadan – avcı-toplayıcılar, ilk çiftçiler ve Tunç Çağı göçmenlerinin – nüfusun tanımlanması, Avrupalıların antik DNA çalışmalarında ilk kez ortaya çıkarılan bir modeli yansıtıyor, fakat en azından bir büyük farkla: Güneydoğu Asya nüfusu çok daha fazla çeşitliliğe sahipken, Avrupa’daki ata çeşitliliğinin büyük bir kısmı nüfuslar karıştıkça soldu.

HMS’de genetik profesörü ve çalışmanın eş-kıdemli yazarı Reich, “Tayland, Malezya, Filipinler ve Andaman Adalarında yaşamış önemli avcı-toplayıcı ataları olan insanlar da dâhil olmak üzere, üç ata popülasyonunun her birinin doğrudan soyundan gelen insanlar bugün hala bölgede yaşıyor. Oysaki bugün, Avrupa’da yaşayan insanların küçük bir kısmı hariç hiç kimse Avrupalı avcı-toplayıcı atadan daha fazlasına sahip değildir.” diyor. Reich, Güneydoğu Asya’nın oldukça yüksek çeşitliliğinin günümüzde çiftçilerin Avrupa’ya Güneydoğu Asya’ya kıyasla (yaklaşık 4.500 yıl öncesini 8000 yıl öncesiyle kıyaslarsak) çok daha yakın bir tarihte geldiklerini açıklıyor. Bu da nüfusun karışması ve genetik çeşitliliğin oluşması için daha az zaman demektir.

Yeni bulgular; her biri Güneydoğu Asya tarihinin önemli bir geçiş döneminde meydana gelmiş çoklu göç dalgalarının, bölgenin genetiğini önemli derecede şekillendirdiğini göstermektedir. Reich, “Çiftçilerin tarih sahnelerinde görülmesi ile birlikte ortaya çıkan büyük nüfus döngüsü hiç de şaşırtıcı değil ancak Tunç Çağı boyunca süren yenilenmenin büyüklüğü, çoğu insanın tahmin ettiğinden de yüksek.” Diyor.

Ayrıca, Endonezya’nın batısındaki insanların soy analizleriyle ortaya konulan dilbilimsel çıkarımlar da beklenmedik bir sonuçtu. Reich “Bu kanıt bize Batı Endonezya’nın ilk çiftçilerin bugün burada konuşulan Avustronezya dilleri yerine Avustroasya dillerini konuştuklarını gösteriyor. Bu durumda Avustronezya dilleri muhtemelen daha sonra ortaya çıkmış oluyor.” diye de ekledi. Reich, Batı Endonezya’dan 4,000 yıl önce ve sonraki örneklerin de bu sorunun çözümünü sağlaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bilim insanları, antik insan kalıntılarından elde edilecek daha fazla DNA örneği ile Güneydoğu Asya’nın gizemli genetik tarihi hakkında daha fazlasını öğrenmeyi umuyorlar.

Türkçe Çeviri: Rabia Bice

REFERANSLAR

Scientists analyze first ancient human DNA from Southeast Asia. (2018, May 17). Retrieved from https://www.sciencedaily.com/releases/2018/05/180517142601.htm/ adresinden alındı.