Bilim Ofisi | Kehribar fosilleri ıslak, tropikal ormanlardaki kurbağaların en eski kanıtıdır
450
post-template-default,single,single-post,postid-450,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-theme-ver-16.6,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.1,vc_responsive

Kehribar fosilleri ıslak, tropikal ormanlardaki kurbağaların en eski kanıtıdır

Kafatasını, ön ayakları, omurganın bir kısmını ve kısmi arka bacağını içeren; grubun en iyi korunmuş fosili, günümüzde Electroranalimoae olarak bilinen küçük, yavru bir kurbağaya aittir. Arka bacağının yanında da tanımlanamamış bir böcek bulunmaktadır. İsnat edilen: LidaXing/ Çin Jeoloji Üniversitesi

Yaklaşık 99 milyon yıl önce, bugünkü Myanmar’da küçük biryavru kurbağa, belki de bir sonraki yemeğiyle, bir böcekle birlikte bitki özünün içinde aniden tuzağa düşmüştü.

Kurbağaya ne yazık bilime ne mutlu!

Şu anda Electroranalimoae olarak adlandırılan soyu tükenmiş bir tür, ıslak, tropik ormanlarda yaşayan kurbağaların en erken doğrudan kanıtını sağlayan ve kehribarda saklanmış kurbağaların bilinen en eski örnekleri olan dört fosilden biridir.

Florida Doğa Tarihi Müzesi’nde herpetoloji yardımcı müdürü ve çalışmada yardımcı yazar olan David Blackburn “Bu kadar yakın bir zamandan gelen, küçük kemiklerinin bile korunduğu ve çoğunlukla 3 boyutlu olan bir kurbağa fosili elde etmek neredeyse hiç duyulmamış bir şey. Bu gerçekten çok özel bir durum ama kurbağayla ilgili en heyecan verici şey bu bağlamdır. Bu kurbağalar bir şekilde günümüzde bulduğumuz şeyden farklı olmayacak bir tropik ekosistemin parçasıydı.” dedi. Bulgular ve türlerin açıklaması Nature’ın Bilimsel Raporlarında yayınlandı.

Genellikle küçük ve hafif yapılı olan, en az 200 milyon yıldır dünyada bulunan kurbağaları erken dönemlerde görmek zordu. Ayrıca kurbağa fosilleri, pek de iyi korunma eğiliminde değildirler. Kurbağa fosil kayıtları, kurbağaların daha çok kurak iklimde yaşama eğiliminde olduğunu gösteriyor ancak günümüzde kurbağa çeşitliliğinin büyük bir kısmı tropikal ormanlarda yaşıyor. Blackburn, “Herhangi bir çocuğa bir yağmur ormanlarında hangi canlıların yaşadığını sorun ve muhtemelen cevabında kurbağalara da yer verecektir. Şaşırtıcı ama fosil kayıtlarında bu ilişkinin uzun zamandır devam ettiğini gösteren neredeyse hiçbir bilgimiz yok. ”diyor.

Güneydoğu Asya’da kuzey Myanmar kehribar yatakları Karayosunlarının, bambu benzeri bitkilerin, su örümceklerinin ve kadife solucanların fosil kanıtları ile antik orman ekosistemlerinin eşsiz kaydını sağlar. Electrorana’nın ve diğer fosillerin (bu birikintilerden kurtarılacak ilk kurbağalar) keşfi Kretase dönemindeki kurbağalar hakkındaki anlayışımıza katkıda bulunarak, en az 99 milyon yıldır ıslak, tropikal ormanlarda yaşadıklarını göstermektedir. Kehribarın içindeki kurbağalar, Dominik Cumhuriyeti ve Meksika’da bulunan ve bilinen sırasıyla yalnızca yaklaşık 40 ve 25 milyon yıl öncesine ait önceki örneklerde görüldüğü gibi oldukça nadirdir.

Bir inçten daha az olan Electrorana, grubun en iyi korunmuş türdür. Kurbağanın kafatası, ön ayakları, omurgasının bir kısmı, kısmi bir arka uzuv ve tanımlanamayan bir böcek  kehribarın içerisinde açıkça görünmektedir. Diğer kehribar fosilleri iki el ve büyük olasılıkla reçinenin içinde çürümüş bir kurbağa izi içerir. Ancak Blackburn, Electrorana’nın mevcut sorularımızı cevaplamaktan çok cevaplamamız gereken yeni sorular ortaya çıkardığını düşünüyor.

Çoğu herpetolojist her bir karakteristiği bir kurbağanın yaşam öyküsünün ayrıntılarını ayırt etmek için kullanır ve diğer kurbağalar ile olan ilişkisini belirler. Yavru kurbağalarda bilek kemikleri, pelvis, kalça kemikleri, iç kulak, omurganın tepesi ya eksiktir ya da henüz tam olarak gelişmemiştir. Bulunan kemikler, Electrorana’nın olası yaşayan akrabaları hakkında ipuçları veriyor. Ancak, sonuçlar oldukça şaşırtıcı: Bu tür özelliklere sahip türler (ateş karınlı kurbağalar ve ejderha kurbağaları) ılıman (tropikal olmayan) iklimde yaşayan Avrasya türleridir.

Blackburn’un uzun soluklu projelerinden biri olan hem canlı hem de soyu tükenmiş kurbağaların CT iskelet verilerini toplamak, eski evrimsel ilişkileri aydınlatmaya yardımcı olabilir, belki de Electrorana’nın kurbağanın hayat ağacına nasıl uyduğunu açıklığa kavuşturur. Bu arada Blackburn, kehribardaki diğer kurbağaların da keşfedilmesini ama bu durumun Electrona’nın yıldızının hemen sönmesine sebep olmamasını umut ediyor. “Ormanlarda pek fazla sadece tek bir türden oluşmuş kurbağa toplulukları bulunmuyor. Görünüşe bakılırsa sadece bir tane var. Daha bir sürü keşfedilmemiş fosil olabilir. ” diye de ekliyor.

Türkçe Çeviri: Rabia Bice

REFERANSLAR

Amber fossils provide oldest evidence of frogs in wet, tropical forests. (2018, June 14). Retrieved from https://www.sciencedaily.com/releases/2018/06/180614095237.htm

Fotoğraf kaynağı: World’s Oldest Rain Forest Frogs Found in Amber. (2018, June 14). Retrieved from https://news.nationalgeographic.com/2018/06/oldest-frogs-fossils-amber-cretaceous-dinosaurs-science/