Bilim Ofisi | BEYİN, İŞARET DİLİNİ VE KONUŞMA DİLİNİ FARKLI MI İŞLİYOR
577
post-template-default,single,single-post,postid-577,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,no_animation_on_touch,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-theme-ver-16.6,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.1,vc_responsive

BEYİN, İŞARET DİLİNİ VE KONUŞMA DİLİNİ FARKLI MI İŞLİYOR

İşaret dilleri, tıpkı konuşma dilleri gibi, insanların onlara iletişim kurmak için ihtiyaç duydukları her yerde oluşur. Dünya çapında 130’dan fazla tanınan işaret dili vardır ve Amerikan İşaret Dili (ASL), Amerika Birleşik Devletleri’nde dördüncü en yaygın dildir. Ancak, işaret dilinin ardında yatan beyin fonksiyonları biraz gizemli kalır. UCL Sağırlık Biliş ve Dil Araştırma Merkezi Müdürü Mairéad MacSweeney, işaretli ve sözel iletişim arasındaki benzerlikleri, farklılıkları ve araştırmacıların beynin işaret dilini işleme biçimini ortaya çıkarmaya nasıl başladığını anlatıyor.

İşaret dillerinin beyinde nasıl çalıştığını anlamamız için neleri bilmemiz gerekiyor?

Anlaşılması gereken ilk şey, işaret dillerinin doğal insan dilleri olmasıdır. Bir grup sağır insanın iletişim kurmak istediği yerde doğal olarak gelişirler. İşaret dilleri, konuşma dilleriyle tamamen aynı karmaşıklığa sahiptir. Bunlar ülkelere göre farklılık gösterir. Örneğin, İngiltere’de seyahat eden işitme engelli bir Amerikalı İngilizceyi okumada zorlanmasa bile, İngiliz İşaret Dili ve Amerikan İşaret Dili birbirlerinden çok farklıdır. İşaret ve konuşma dilleri, ifade edildiklerinden ve algılandıklarından farklı olan karmaşık dil sistemleridir.

Konuşma dillerinde beynin hangi alanları kullanılıyor?

Bu soruya cevap verirken, ilk olarak “dilin” hangi yönüyle ilgili konuştuğumuz konusunda net olmalıyız. Konuşma dilini konuşabilir, dinleyebilir, okuyabilir ve yazabiliriz; ki bunların hepsi çok sayıda, karmaşık işleme adımı içerir.

Oldukça uzun bir süredir. Bildiğimiz şey, insanların büyük çoğunluğu için beynin sol yarıküresi dilin çoğu yönünü işlemede baskın olduğudur. Bunu biliyoruz çünkü, bir felç veya travmatik beyin hasarı gibi yollarla beynin sol yarıküresinden zarar görmüş kişilerin konuşma dilini anlamakta ve konuşmakta güçlük çekmesi daha muhtemeldir.

Sol yarıküre bir çekirdek dil ağına ev sahipliği yapar. Broca’nın alanı (beynin ön tarafında) dil üretiminde oldukça önemlidir; kavramada ise Wernicke’nin alanı (beynin arkasına doğru) gereklidir. Bu alanlar 1860’lı yıllarda yapılan çalışmalarda tanımlanmıştır. Ancak tüm hikâyeden uzaktırlar. Son yirmi yıl içinde yapılan nörogörüntüleme araştırmaları, beynin büyük bir bölümünün dil işlemenin çeşitli yönleriyle meşgul olduğunu göstermektedir.

Konuşma ve işaret dilleri beynin aynı alanına mı bağlı?

İşaret dili sürecinde beynin aktif olan kısımları, konuşma dili sürecindekilere çok benzer. İşaret dilini izleyen işitme engelli kişilerin ve bir konuşmayı dinleyen duyabilen kişilerin beyin taramalarını karşılaştırdığımızda, özellikle çekirdek alanında önemli çakışmalar vardır. Bu, bu alanların gözden ya da kulaklardan gelen bilgiler arasında ayrım yapmadığını göstermektedir.

Elbette bazı farklılıklar var. İşaret dilini izleyen işitme engelli insanların, görsel hareketleri işleyen beynin bölümleri daha büyük bir etkinliğe sahipken, bir konuşmayı dinleyen insanlar işitsel korteks ile meşgullerdir. Beynin, bu duyusal işlem sistemlerinin ötesinde gerçekleşen konuşma ve işaret dillerini nasıl işlediğine dair ince fakat önemli farklılıklar da vardır. İşaret dilleri, mekânsal ilişkileri konuşma dillerinden çok daha kolay ifade eder. “Kupanın masanın üstünde” olduğunu bildirmek isterseniz, konuşmacılar bunu açıklamak için kelimeleri kullanmalıdır. İşaret dili kullanan kişi, bu kavramı bir eliyle ‘Kupayı, diğer eliyle ‘masayı işaret edip, birincisini ikincisinin üstüne yerleştirerek fiziksel olarak ifade edebilir. İşaretçiler bu tür cümleleri izlediklerinde, sol yan lobun mekânsal işlem kapasitesini, insanların bu tür cümleleri dinlediklerinde duyduklarından daha fazla çalıştırırlar.

Beyin işaretli ve konuşulan dilleri aynı şekilde mi işler?

İşaret dili ve sözlü dil işlemesi sırasında beyin bölgelerinde bu kadar çok çakışma olduğu için, bilim adamları bu bölgelerde aynı dilbilimsel hesaplamaların yapıldığını varsaymışlardır. Ama bu kadar basit olmayabilir. Bu bölgelerdeki aktivasyonun gücü çok benzer olsa da, şu andaki çalışmalarımız bu bölgelerdeki aktivasyon tarzına odaklanmıştır. Umarız bu, bu bölgelerde kullanılan işaretler hakkında bize daha fazla bilgi verecektir. Meslektaşlarım ve ben gerçekten bu araştırmanın başlangıcındayız, ancak daha önce düşündüğümüzden daha az ortak noktamız olması mümkün. Sonuçta, tüm dillerin “nerede” olduğu birbirine çok benzer gözükürken, “nasıl” oldukları çok farklı olabilir.

Türkçe Çeviri: Hatice Özcan

REFERANSLAR

Richardson, M. (2018, October 9). Does the Brain Process Sign Language and Spoken Language Differently? Retrieved from http://www.brainfacts.org/Thinking-Sensing-and-Behaving/Language/2018/Does-the-Brain-Process-Sign-Language-and-Spoken-Language-Differently-100918

Fotoğraf

https://www.medicalfacts.nl/2018/03/16/het-eerste-symposium-over-misofonie/