Concordia Üniversitesinden bir çalışma gösteriyor ki, “Yalıtım fiziksel sorunlara öncülük edebilir.”

Güçlü bir sosyal ağ tarafından beslenmenin pek çok yararı olabilir. Öte yandan, daha fazla sayıda arkadaşa sahip olmak sizi daha sağlıklı mı kılar? Concordia Üniversitesinde yapılan yeni çalışma sosyal ilişkilerin yalnızca zihinsel değil fiziksel iyiliğimizi de etkilediğini gösteriyor.

Annals of Behavioral Medicine’da yayınlanan son çalışmada, Concordia Üniversitesi psikoloji profesörü Jean-Philippe Gouin ve aynı üniversiteden meslektaşları Stephanie Fitzpatrick ve Biru Zhou; Montreal’e taşınmayla başlayan büyük sosyal değişimi deneyimlemiş bir grup uluslararası öğrenciyi izledi. Sonuçlar, daha iyi bir destek ağını oluşturmayı başaranların genel olarak daha sağlıklı olduğunu gösterdi. Kanıt mı? Öğrencilerin kalp hızları.

Beş ayı geçen bir süre boyunca, katılımcılar sosyal bütünleşmelerini, yanı sıra da yalnızken nasıl hissettiklerini ölçümleyen anketlere yanıt verdi. Gouin ve ekibi katılımcıların yüksek frekanslı kalp hızı değişkenliği (HF-HRV: high-frequency heart rate variability) olarak bilinen durumlarında neyin değiştiğini saptamak için kalp hızlarını da gözledi.

Kalp hızı dalgalanmaları neden önem taşıyor? Çünkü kalp hızı, parasempatik sinir sistemimizin ne kadar iyi işlev gördüğünün işareti. Gouin “Bir başka araştırma, kalp hızı değişimi daha düşük olan bireylerde kötü sağlık gelişimi için tehlikeyi arttırdığı kanıtladı. Tehlike daha büyük kalp hastalıklarını da içeriyor. Bu yüzden sizin için, kalp hızı değişimindeki düşüşler iyi değil.” diyor.

Çalışma, Kanada’da geçen ilk 5 ay boyunca arkadaşlık kurabilen ve yeni sosyal ağlarda yer alabilen göçmenlerin kalp hızı değişiminde artış; sosyal olarak yalıtık kalanlardaysa düşüş olduğunu ortaya çıkardı.

Kronik Stres ve Sağlık’ta Kanada Araştırma Başkanı da olan Gouin, “Büyük bir değişimi izleyen haftalarda ve aylarda, yeni arkadaşlıklar edinmek ve sağlam bir sosyal ağ kurmak insanlara genellikle zor geliyor. Bu çalışma, bu tür uzatmalı sosyal yalıtımın parasempatik sistemimizi etkileyerek fiziksel sağlığımız üzerine olumsuz etkileri bulunabildiğini gösteriyor. Bu durum, yalnızca uluslarası öğrenciler için değil, yeni bir ülkeye, şehre taşınmış ya da büyük bir sosyal değişimi deneyimlemiş herkes için geçerlidir.” diyor.

Yeni göçmenler, kendilerinin HF-HRV işlevini yüksek düzeyde, yani otonomik sinir sistemlerini iyi çalışır durumda tutmak için ne yapabilir? Gouin’in bu soruya yanıtı şöyle: “Mesaj çok açık: Elinizi başka insanlara uzatın. Yeni evinizde sosyal olarak bütünleşmeyi daha hızlı başarmak, sizi daha sağlıklı kılacak. Elbette söylemek yapmaktan daha kolay, ama emin olun, buna değer.”

KAYNAK